Hemşerim memleket nere?

27 Eylül 2021 Pazartesi 16:17

Hemşerim memleket nere? Bizim insanımızın en çok merak ettiği şeylerden biri bu sanırım. Yeni tanıştığımız insanlara öncelikle sorduğumuz sorulardan biri bu. Başka bir kültürde böyle bir soru var mı? Pek ihtimal vermiyorum. Bu soruya alacağımız cevaptan nasıl bir sonuca varılır? Bunu da pek bilemiyorum. Bu sorudan etnik bir köken mi arıyoruz yoksa o şehre ait bir kültür yapısı mı çıkaracağız? Bu da pek sohbeti veya tanışma faslını geliştirecek bir şey değil gibi gelir bana.


Şehir aidiyeti, veya bir zamanlar orada yaşamışlık üzerinden gidilebilir belki su sorunun devamında. Ömrümüzün bir zamanını geçirdiğimiz şehire ne kadar aidiyet hissediyoruz veyahut şehire olan bağlılığımızı ölçer mi bu soru ve alınan cevaplar? Ondan da pek emin değilim. 


Doğduğumuz, yaşadığımız kente bir şey vermeden sadece “oralı" olmayı konuşmak yeterli kalıyor kanımca. Ortak alanları sağlıklı kullanamamız ve bir şey katamamak beni bu fikre itiyor. Kimliğini taşımayı sevdiğimiz kentin herhangi bir değerine sahip çıkamayan sadece sözde kalan bir kent bilinci. Sadece, “ben şu şehirdenim” “şehrimi çok seviyorum” ötesinde söylemek istediğim. Oralı olmak ve "oraya bir şey kattım veya katabilirim” demek gibi bir şey.


Burada yaşıyorum ve buranın havasını soluyor, suyunu içiyorum demenin ötesi. Sporuna, edebiyatına, kültürüne, şehir yaşamına katkı sunmak en düşük katkı ile zarar vermemek, mesela; sokağını kirletmemek, ağaç dalını kırmamak belki de. 


Belki de yapacak gücümüz olmadığını düşünüyoruz ve sevdiğini söylemek yeterli kalıyor. Başkalarının bir şeyler yapmasını bekliyoruz. ki bu, çok edilgen bir durum. Hükümet, belediye, vs. yapsın kolaycılık ve tembelliği bu. Gücümüzce katkı da olur. Bir sosyokültürel faaliyete katılmak, mahallenin spor kulubüne destek olmak, çocuğumuzun okuluna destek olmak faaliyetlerine destek olmak, mahalledeki camiiye yardım etmek en basit ve kolay yolu. Biz yapamıyorsak yapanalara destek vermek, alkış tutmak

 teşvik etmek. İnanın yapabiliriz.


Evimizi, odamızı, işyerimizi nasıl bir yaşam alanı haline getiriyorsak şehirimizi de getirmemiz mümkün. Sosyal işlerin içine girmek. Kendimize yakın bulduğumuz sivil toplum kuruluşlarına destek vermek gerek kanımca. Mesela kaç dermek, vakıf, kulüp ile bağımız var? Bu kurumlar ile güzel bir şehir olabiliriz. Katılın şehirin yapsına, mutlu olun mutlu edin. 


Hemşehrim! Doğduğun memleket neresi olursa olsun. Şimdi buralıyız. Yaşadığımız yer bizim. Hepimizin.

YAZARIN DİĞER YAZILARI