MİGREN KÂBUSUNUZ OLMASIN

11 Mayıs 2021 Salı 00:21 Bu haber 335 kez okundu

Migren; yoğun çalışma ve stresli yaşam koşullarına paralel olarak sıklığı artan, çoğunlukla ataklar halinde seyredip şiddetli baş ağrısıyla karakterize nörolojik bir hastalıktır. Kadınların ortalama %18’i, erkeklerin % 6’sında görülür. Migrenli hastaların yaklaşık yüzde 70’inde ailede migren öyküsü bulunur. Migren atakları sırasında hastaların % 80’inde şiddetli baş ağrısı ve buna eşlik eden bazı bulgular görülür. Bunların bir kısmında bu rahatsızlık hissi günlük işlerine devam etmelerini engeller ve yatak istirahati bile gerekebilir. Hastalık, hem günlük yaşam kalitesini düşürmesi hem de iş gücü kaybı ile ciddi ekonomik yük oluşturur.

Migren çeşitli nedenlerle nüksedebilmektedir. Bu nedenlerin bir kısmı kontrol edilebilir faktörler olmasına rağmen, bir kısmı ise genlerde meydana gelen mutasyonlar, nörolojik dejenerasyonlardan ve hormonal bozukluklardan ötürü kontrol altına alınamayabiliyor. Migreni tetikleyen en önemli faktörler stres, duygusal durum, hormonal değişiklikler, rahatsız edici koku-ışık-ses, açlık, beslenme hataları, uyku düzeni, kişisel bazı alışkanlıklardır. Atakların ortaya çıkmasında, seratonin de dâhil olmak üzere beyin kimyasallarında yaşanan dengesizliklerin neden olduğu düşünülmektedir. Migren atakları sırasında beyin zarlarında (meninks) ağrıyı ortaya çıkaran bazı kimyasallar salgılanır ve bu da migren ağrısının ortaya çıkmasına neden olur.

Özellikle mevsim geçişlerinde kendini gösteren migren nöbetleri meydana gelmeden alınacak önlemler, olumsuz etkileri ve ağrı şiddetini azaltmaya yardımcı olacaktır. Migren tedavisinde özellikle doğru beslenme büyük önem taşımaktadır. Yapılan çalışmalarda; gün içerisinde tüketilen besinlere dikkat edildiği takdirde migren ataklarının %30 oranında bir azalma kaydettiği görülmüştür.

TETİKLEYİCİ BESİNLER

• Tiramin; bazı besinlerde doğal olarak bulunan, bazılarında ise zamanla içerisindeki proteinlerin yıkılmasıyla oluşan bir maddedir. Proteinli besinlerin bekletilme zamanlarına paralel olarak tiramin içerikleri de artar. Eskitme peynirler, fıçı bira, şarap, soya sosu, mayalı ürünler, bayatlamış tavuk eti, lahana turşusu, bakla, salamura besinler, kurutulmuş yada fermente edilmiş et ürünleri bu maddeyi yüksek oranda içerdiğinden ataklara yol açabilmektedir.

• Besin alerjisi olan kişilerin daha fazla histamin ve seratonin salgılamaları sonucu migren atakları etkilenmektedir. Bundan yola çıkarak muz, çilek, çikolata, eski peynir, domates, ıspanak, balık, kabuklu deniz ürünleri gibi histamin içermektedir. Histamin salınımını artıran besinlerin diyetten çıkarılması ve gerekirse B6 ve C vitamini desteğiyle de ataklar azalabilmektedir.

• Kafein içeren çay, kahve ve gazlı içeceklerin fazla tüketimi ve fazla tuz tüketimi ağrı tetikleyici rol oynamaktadır. Bunun yanı sıra kafeinin sınırlanması ağrıyı azaltıcı etki göstermektedir.

• Turunçgiller, kakao, çikolata  şarap ve eski peynirde bulunan feniletiamin, vazospazmı (damar kasılması) tetikleyerek migren atağına zemin hazırlar.

• Salam, sucuk, sosis gibi nitrit-nitrat içeren işlenmiş et ürünleri vesodyum nitrat içeren tütsülenmiş besinler de atakları tetikleyici rol oynamaktadır.

• Monosodyum glutamat (E621), benzoat (E210-219) ve tartrazin(E102) gibi katkı maddeleri içerebilen hazır çorbalar, dondurulmuş besinler, bulyonlar ve soya sosu gibi besinler ve aspartam barındıran ürünlerin tüketiminden uzak durulmalıdır.

• Sülfit içeren patates cipsi, turşu, şarap bira ve benzoik asit içeren besinlerin tüketiminin de kısıtlatması gerekmektedir.

ÖNERİLER

• Her sabah açık havada yapılacak kısa süreli rahatlama egzersizleri beyin oksijenlenmesini artıracağından atak görülme riskini azaltacaktır.

• Biyolojik ritme uygun olacak şekilde erken saatlerde uyunup uykusuz kalmamaya ve gün içerinde mümkün olduğunca stresten uzak olmaya özen gösterilmelidir.

• Uzun süreli açlık sonrası meydana gelen kan şekerindeki düşmeler şikâyetleri artırabildiğimden, özellikle hipoglisemiye yatkınlık gösteren bireylerin öğün atlamamaya ve uzun süre aç kalmamaya dikkat etmeleri ve beslenmelerinde glisemik yükü düşük olan besinleri tercih etmeleri önerilmektedir.

• Günlük 2-2,5 litre su tüketilmelidir.

• Baş ağrısı şikâyetlerinde magnezyum eksikliği sık rastlanan bir durum olduğundan günlük diyete ek olarak günde 2 kere 250 mg’lık dozlar halinde magnezyum kullanılabilir.

• Ağrının başlayacağı hissedildiğinde; ısırgan otu, ıhlamur, melisa ve gümüş düğme gibi rahatlatıcı çayların tercih edilmesi baş ağrılarını önlemeye yardımcı olmaktadır.

• Haşlanmış yumurta, yasaklı olmayan sebzelerden yapılan çorbalar ve yemekler, elma, armut, kivi ve papatya, melisa gibi bitki çayları migreni olan bireylerin rahatlıkla tüketebileceği besinler arasındadır.

• Migreni olan bireylerin aldıkları tüm besinlere dikkat etmeleri ve hangi besinin ağrıya yol açtığını saptamaları gereklidir. Psikolojik olarak bu besinlerden etkilendiğini düşünen migren hastaları besin alerjisi tetkikleri yaptırıp gerçekten problem olup olmadığını saptayabilirler. Migrende şiddetli ağrıların sebebi stres, uyku düzeni, ışık, gürültü gibi faktörler olabilmektedir. Bunun için mutlaka bir nöroloji uzmanına danışılmalı ağrı sebepleri detaylı olarak saptanmalıdır.


YAZARIN DİĞER YAZILARI