Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin sıhhatine dair ortaya atılan spekülasyonlar, Türk siyasi tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır.

Son dönemde kamuoyunu meşgul eden mesnetsiz iddialar, hakikat güneşi karşısında bir kez daha sönmüştür. İki aydır maksatlı şekilde yayılan ve hiçbir dayanağı olmayan spekülasyonlar, milletimizin vicdanında yer bulamamış, sağduyulu vatandaşlarımız tarafından itibar görmemiştir. Siyaset, erdemli ve ahlaklı bir zeminde icra edilmesi gereken bir vazifedir. Ancak üzülerek görmekteyiz ki, bazı çevreler, toplumu yanlış yönlendirmek ve kamuoyunu manipüle etmek adına asılsız iddialara sarılmaktadır.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin sıhhatine dair ortaya atılan spekülasyonlar, Türk siyasi tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır. Lakin bu millet, ferasetiyle hakikati görebilecek kudrete sahiptir. Kendi makamında, milletine hizmet yolundaki kararlı duruşunu muhafaza eden Sayın Bahçeli, varlığıyla dahi yalan ve algı siyaseti yürütenleri mahcup etmiş, iftiraların hükmünü yitirdiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

Bugün itibarıyla Sayın Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi’nde mesaisine başlamıştır. Bu durum, hem milletimize hem de teşkilat mensuplarına moral kaynağı olmuş, fitne odaklarının bütün çabalarını boşa çıkarmıştır. Bahçeli Beyefendi’nin görevine dönerek sergilediği dirayetli tutum, yalnızca bir liderlik göstergesi değil, aynı zamanda milletle kurduğu gönül bağının da açık bir yansımasıdır.

Siyaset, yalnızca seçimden seçime icra edilen bir meslek değildir; bilakis, milletin kaderine yön veren mukaddes bir vazifedir. Devlet adamlığı ise, yalnızca bir makama sahip olmakla değil, o makamın ağırlığını hakkıyla taşımakla mümkündür. Devlet Bahçeli Beyefendi’nin yıllardır gösterdiği vakur duruş, devlet adamlığının ne denli güçlü bir temsilcisi olduğunu ortaya koymaktadır. Türk siyasetinin çınarlarından biri olan Bahçeli’nin, yaşadığı sağlık süreci üzerinden manipülasyon yapılması, basit bir siyasi çekişme değil, esasen toplumsal değerlerimize yönelik bir saldırıdır.

Siyasi arenada fikirlerin yarışması, demokrasinin gereğidir. Ancak yalan ve çarpıtmalara dayalı bir siyaset anlayışı, toplumsal kutuplaşmayı artırmaktan başka bir işe yaramaz. Bu tür girişimler, ne millet nezdinde ne de tarihin adalet terazisinde kabul görecektir. Siyaset; hakikat, dürüstlük ve vatan sevgisiyle şekillendiğinde kıymetlidir. Devlet Bahçeli, yalnızca bir siyasi figür değil, aynı zamanda bir duruşun, bir mücadelenin ve bir idealin temsilcisidir. Onun varlığı, Türkiye’nin millî bekası açısından kıymetlidir.

Bu vesileyle, Türkmen Beyi olarak anılan Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’ye geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sağlıklı ve huzurlu bir ömür temenni ediyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbalini düşünen, devletin bekasını her şeyin üzerinde tutan tüm vicdan sahibi fertler için bu tür kara propagandaların hiçbir anlam taşımadığını bir kez daha vurgulamak isterim.

Ne mutlu, hakikatin ışığında yürüyenlere!

5 Nisan 2025

Şeyda GÖKTEN